bir arkadaşımızın BİMERE iibf içinsıkıntıları yazdığı ve alınan cevap:

Konu, 'KPSS B Grubu' kısmında ferhat karabulut tarafından paylaşıldı.

  1. ferhat karabulut

    ferhat karabulut Üye

    Kayıt:
    23 Ekim 2014
    Mesajlar:
    7
    Beğeniler:
    8
    Ödül Puanları:
    8
    Cinsiyet:
    Erkek
    Şehir:
    Trabzon
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Atatürk Ünv.
    Bölüm:
    İşletme
    “Sayın Başbakanım”

    Ben 2012 yılında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldum. 2 yıldır da KPSS sınavına ciddi bir şekilde hazırlandım. Gel gör ki son yapılan-2014- KPSS sınavından sonra yapılan yerleştirmedeki kadro sayısı 400 bin olan ve her geçen gün artan İİBF mezun sayısına verilen kadro % 1 bile değil. Bu son derece düşük olan kadro sayısı sadece bizleri değil, 3 milyonu aşkın sayıdaki ailelerimizi de derinden üzmüştür.

    Bir de atamalarda bizim hakkımız olmasına rağmen 4001 kodlu “Mevzu bahis kod KPSS B Grubu merkezi atamalarında kullanılan "herhangi bir lisans mezunu olmak" şartını ifade eder. Yani Aksesuar tasarımı, Bale dansçılığı, Çalgı, Caz gibi bölümleri bitirenler bizlerin yerine atanıyorlar.

    En son yapılan merkezi atamalarda Maliye Bakanlığı 4001 koduyla alım yaptı. Şimdi sorarım sizlere bu işin eğitimini alan bizler-İİBF- atanamazken Caz bölümünü okuyan atanırsa ortaya çıkabilecek külfetleri idrak edememekteyim.

    Bu 4001 kodun zararlarını soru-cevap şeklinde ele alırsak:

    SORU : Bazı B Grubu memurluklarda yapılan iş basittir ve herhangi bir nitelik gerektirmez. Bu kadrolara 4001 kodunun eklenmesi kabul edilebilir mi ?

    CEVAP : İyi derecede bilgisayar bilgisi olan fakat resmi olarak bilgisayar öğretmenliği öğrenimi görmeyen herhangi bir lisans mezununun bilgisayar öğretmeni olması mümkün değildir zira burada önemli olan yetki ve yeterliliğin varlığı değil nasıl elde edildiğidir.

    Matematiği iyi olan bir İİBF mezununun matematik öğretmenliği yapması, yetenekli lisans mezunlarının müzik,resim öğretmeni olabilmesi, ilgili konuda tecrübe sahibi olan kişilerin rahatlıkla ebe-hemşire-sağlık memuru olabilmesi gibi birçok örnek verilebilir.

    Nasıl ki tüm bu örneklerin gerçekleşmesi mümkün olmuyorsa aynen öyle de özünde İİBF bölümlerine ait olan ve "idari kadro" niteliği taşıyan bir kadroya “herhangi bir lisans mezunu olmak” şartının konulması, sınavla kazandığı İİBF bölümünde 4-5 senesini harcayarak yine sınavla kazandığı puanıyla memur olma hakkını elde eden bir İİBF adayına apaçık haksızlıktır.

    SORU : 4001 kodunu destekleyenler yüksek puanlarla açıkta kaldıklarını İİBF mezunlarının ise daha düşük puanlarla atanabildiklerini söyleyerek burada bir adaletsizlik olduğunu savunuyorlar. Gerçekten böyle mi ?

    CEVAP : Bu adayların şunu idrak etmesi gerekir ; KPSS sadece bir sıralama sınavı değildir. Eğer böyle olsaydı atamalarda hiçbir nitelik kodu aranmazdı ve yerleştirmeler sınav sonuçlarına göre yukarıdan aşağıya doğru sıralanarak gerçekleştirilirdi. Halbuki atamalarda hem mezun olunan bölüm hem alınan puan hem de sahip olunan özel sertifikalar göz önünde bulundurulmakta ve bazı kadrolar için başka özel şartlar dahi aranmaktadır.

    Matematik,kimya,fizik gibi bölümlerden mezun olanlar kendi alanlarıyla ilgili yeterli kadro gelmemesinden ötürü atanamıyorlar. Burada onlara düşen branş bazında kadrolarının artırılması için mücadele etmektir. Fakat onlar tam tersini yapıp “madem kendi branşımızda atanamıyoruz öyleyse farklı bölümlerden atanalım” mantığıyla hareket ederek İİBF kadrolarına yönelmekteler ki bu da büyük bir yanlıştır.

    SORU : 4001 kodu uygulamasıyla kurumlar mağdur olmakta mıdır ?

    CEVAP : İdari kadrolara atanan İİBF dışı bölümlerden mezun olan adayların çoğunluğu belli bir süre çalışıp hemen ilk fırsatta kendi branşlarına yönelmekte ve böylece hem İİBF mezunlarını mağdur etmekte hem de ilgili kurumu zor duruma düşürmektedir.

    Zaten özünde bu kod, Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında kurumsal bazda uzmanlaşma çalışmaları yapan çağdaş Türkiye’ye yakışmayan bir uygulamadır. Üstelik İİBF mezunu olmayan bir adayın ilgili kadrolara alınması hem zaman hem de verimlilik kaybıdır.

    SORU : Adaylar bir süre sonra A grubu kadrolara geçiş yapabilir bu doğrultuda B grubu kadrolara İİBF mezunlarını almak ne kadar doğrudur ?

    CEVAP : İdari kadrolar ister A grubu olsun ister B grubu olsun İİBF mezunlarının önceliğindedir ve bu düşünce ile hareket edilmesi gerekir. Aksi halde kendi eğitim sistemimize ihanet etmiş oluruz. Bu insanlar hem “idari” hizmete yönelik eğitim görüp hem de emeklerinin karşılığını alamazlarsa burada büyük bir hata var demektir.

    İİBF mezunlarının idari kadrolarda B grubu derecesinden A grubu derecesine yükselmesi normal karşılanması gereken bir durum olup ayrıca izlenmesi gereken bir yoldur. Boşalan B grubu kadrolara da yine İİBF mezunları alınmalıdır ve bu süreç bu şekilde dengede tutulmalıdır.Başka bölümlerden mezun olan kişilerin idari bir kadrolara atanıp daha sonra kendi branşlarına yönelmeleri ile İİBF mezunlarının idari kadrolarda ilerlemeleri aynı şey değildir ve kıyas edilmez.

    SORU : Devletin kurumlara “herhangi bir lisans mezunu” şartıyla memur alması olması gereken ve hakikatli bir uygulama değil midir ?

    CEVAP : Devlet Kurumları Mevlana Kapısı Değildir !!

    Hz. Mevlanâ İslam kahramanıydı ve onun kapısı gönül kapısıydı. Bu yüzden herkese açıktı ve bu yüzden “ ne olursan ol gel “ düsturu söz konusuydu. Fakat aynı mantık hayatın her alanında uygulanamaz.Maneviyat dışında yapılan çalışmalarda böyle bir mantığı uygulamak yanlış ve haksızlıktır zira her işin ehli ve ehliyet sahibi vardır.

    Örneğin bir şekilde yabancı dil sahibi olmuş ve kendini geliştirmiş birisi hiçbir devlet okulunda yabancı dil öğretmenliği yapamaz. Çünkü her ne kadar yeterliliğe sahipse de yetkisi yani ehliyeti yoktur. Eğer devlet böyle kişilere yabancı dil öğretmenliği yaptırırsa bu işin okulunu okumuş, dirsek çürütmüş, kanunların ve yönetmeliklerin gösterdiği yola riayet ederek yetki ve yeterliliğe sahip olmuş kişilere haksızlık ve zulüm olacaktır.Aynı şekilde, bazı kurumların “ herhangi bir lisans mezunu olmak “ koşuluyla personel alması da bu kaide içerisindedir ve kesinlikle yanlış bir uygulamadır. Yapılacak işin mahiyeti doğrultusunda eğitim almış ve ilgili işin direkt muhatabı olan bir fakülteden mezun olmuş aday yerine “herhangi bir aday” alınması yukarıdaki örnekte olduğu gibi haksızlıktır.


    Sonuç olarak da;

    “Atanamayan” denilince sadece öğretmenlerin akla geldiği ülkemizde, atanamayan memur adayları olarak “BİZLER DE VARIZ” diyoruz. “YENİ TÜRKİYE” yolunda “2023 HEDEFLERİ”ne doğru ilerlerken biz gençlerin umutsuzluğa mahkum olmaması için sesimize kulak verin. Gençlerin gelecekten umutlu oldukları bir sistemde, Allah’ın da izniyle ülkemiz önündeki hedeflere doğru şüphesiz daha emin adımlarla ilerleyecektir. Bizlerin ve ailelerimizin devletimizden ve ülkemizi yöneten büyüklerimizden iki talebimiz vardır:

    1- ADALET İÇİN YALNIZCA PUANLARIN KULLANILDIĞI MERKEZİ ATAMA VE BİZİM HAKKIMIZ OLAN BÖLÜMLERDEN 4001 KODUNUN ÇIKARILMASI

    2- NİSAN AYINDA YAPILACAK 2015/1 ATAMA DÖNEMİ İÇİN 5 BİN 67 DEĞİL, ÖĞRETMEN VE SAĞLIKÇI ATAMALARI HARİÇ 40 BİN KADRO İSTİYORUZ.

    SAYGILARIMLA….

    BİMERİN VERDİĞİ CEVAP:
    Kadro ve pozisyonların öğrenim durumlarına göre dağılımı ilgili kurum ve kuruluşların ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmektedir. Başkanlığımızın belirli öğrenim düzeyinden veya belirli bölümlerden daha fazla alım yapılmasını sağlama hususunda herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Bilgilerinizi rica ederim.
    .......
    devlet bu işte o kadar sıkıntılar yazıldı verilen cevaba sadece 2 maddedeki isteğiyle ilgili güya biz bir şey yapamayız safsatalarıyla vurdumduymaz cevaplar.....
    her şey ortada....yorum sizin...

     
    reaction35 ve iibf kadro bunu beğendi.
  2. Yelken

    Yelken Admin Yetkili Kişi Kadrolu Üye

    Kayıt:
    2 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    4.020
    Beğeniler:
    4.008
    Ödül Puanları:
    488
    Şehir:
    Ankara
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Afyon Kocatepe Ünv.
    Bölüm:
    İktisat
    bu cevabı defalarca hepimiz aldık maalesef yeni bir şey değil. her kurum bir başka kurumun ilgilendiğini yazıyor maliyeye de yazdık dpb ye de yazdık. kurumlar tek basına bır sey yapacak durumda değil hükümetin istihdam politikasına dahil olabilmek önemli. ama cevap aynı diye yınede yazmamazlık yapılmamalı sonucta farkındalık yaratmak ıcınde gereklı bır calısma.
     

Sayfayı Paylaş