Çağın Hastalığı Siberkondri Ve Mehmet Pişkin İntiharı

Konu, 'Sağlık' kısmında Mustor tarafından paylaşıldı.

  1. Mustor

    Mustor SMMM/PTT Yetkili Kişi Bölüm Yöneticisi

    Kayıt:
    22 Kasım 2013
    Mesajlar:
    3.919
    Beğeniler:
    2.462
    Ödül Puanları:
    588
    Cinsiyet:
    Erkek
    Şehir:
    İstanbul
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Sakarya Ünv.
    Bölüm:
    İşletme
    Arkadaşlar bugün bir intahar vakasıyla sarsıldı gündem bununla ilgili bir yazı okudum.. önce yazıyı paylaşacağım sonra hastalık hakkında bilgi.

    Mehmet Pişkin'in intihar videosundaki gerçek sır!

    Yazılım mühendisi Mehmet Pişkin'in intihar video görüntüleri Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Yazarımız Ali Atıf Bir, Mehmet Pişkin’in bu videosunu köşesine taşıdı ve asıl yapılması gerekeni yazdı.

    ki gün önce sabah saatlerinde bir twittaşın uyarısıyla Mehmet Pişkin’in “İntihar edeceğim” dediği videosunu izlemeye başladım. Açıkçası önce biraz gerildim. Sonra Pişkin’in son derece normal tavırları, anlatım biçimi, kullandığı planlı sözcükler nedeniyle “galiba biri intihar konusunda bilinçlendirme kampanyası yapmış” diye düşünmeye başladım. Merak içinde on üç dakikalık videoyu izledim. Sonunda bir reklam mesajı bekliyorum. Beklediğim mesaj gelmedi. Hemen dönüp “Mehmet Pişkin intihar” ismini gogulladım. Birkaç haber sitesinde Mehmet’in intihar haberini gördüm. Yine inanmadım ve “sanırım birileri gerçekçi olsun diye haber olarak da çalışmışlar, yakında kokusu çıkar” diye düşündüm. Bir süre sonra haber sitelerine intihar haberi düşmeye başlayınca, içi boşaltılmış bir sözcük olmasına rağmen yazacağım, tam anlamıyla “şoke” oldum.

    Türkiye olarak şoke olmamızın nedeni Mehmet’in videodaki verdiği izlenimin kafamızdaki “intihar eden kişi” klişesine uymaması. Nitekim Mehmet Pişkin de bize videonun girişinde beklentilere uymadığını “ne alkollüyüm ne de uyuşturucu etkisi altındayım” diyerek anlatıyor. Beklentilere uymadığının kendisi de farkında yani.

    Ama bizi şaşırtan sadece bu sözcükler değil tabii ki. Bu kadar iyi eğitimli, donanımlı, “bilinçli” birinin nasıl olup da yaşamına son verdiği.

    Tabi bize şoke eden diğer olgu da böyle bir videonun türünün ilk olması. Şunu hemen belirteyim gelecekte bu tür videolara kendinizi alıştırın. Ağ toplumunun intiharlarından bazıları artık böyle olacak ve bunun önüne geçmek “yasaklanmadığı sürece” mümkün değil. Yasağı da ancak intihar gerçekleştikten sonra getirebilirsiniz. Böyle bir videoyu yayına verenin intihar edeceğini nereden bileceksiniz? İntihar edene kadar video dünyayı dolaşıp geliyor zaten.

    Yüreğinizi serinletecek bir şeyi açıklayayım: Bir süre sonra bu görüntüler de kanıksanacak, kişiler “o intiharlardan biri” diyerek bu videoları izlememeye başlayacaklar.

    İntiharın nedenlerini, akıl hastalıklarının gelişim süreçlerini, patolojisini, intihar etmeye karar veren birinin vazgeçip vazgeçmeyeceğini, sosyal medya teşhirinin intihar eğilimini artırıp artırmayacağını psikiyatristlere bırakalım. Bu konu sandığımızdan daha derin ve de üzerine konuşabilmek için kuramsal ve klinik bilgi gerektiriyor.

    İletişim bilimi açısından bakarsak elimizde bu tür “soğukkanlı intihar öncesi” videoları izlemenin intihara neden olduğuna, intihar eğilimlerini artırdığına yönelik bir veri olmadığını söyleyebiliriz. İntihar görüntülerine maruz kalmanın intihar yönetimini belirlediğine dair araştırma sayısı ise çok.
    Mehmet Pişkin videoda “Ben de okudum araştırdım. Bazı insanlar intihar eğilimli oluyormuş. Ben de onlardan biriyim işte. Yapacak bir şey yok” demeye getiriyor. Biz buna popüler medya ve internet çağının getirdiği temelsiz gerilim diyoruz. Herkes oralardan buralardan edindiği enformasyonu okuyarak kendi sağlığı, kişiliği, yiyeceği içeceği hakkında bilgi ediniyor. Sonra da bu enformasyonu bir uzmana danışmadan içselleştirip inanca dönüştürüyor ve kendine teşhis koyuyor. Sonra da gerilimi artırıp hayatını ona göre yaşamaya ya da örneğimizdeki gibi sonlandırmaya başlıyor.
    Mehmet Pişkin’in intiharındaki gerçek sır budur. Popüler medyanın yarattığı bu semptomlara hipokondria deniyor, internetin yarattığı semptomlara ise “siberkondria.” Yani doğrulanmamış popüler bilgi, kendine yontma, sanal semptom oluşturma ve bir girdap içinde kaybolma.

    Mehmet Pişkin’e doktorunun “sen doğuştan intihara meyillisin” dediğini sanmıyorum. Mehmet Pişkin popüler psikoloji kitaplarından ve internette okuduklarından “intiharın kendisi için kader” olduğuna inanmasaydı büyük olasılıkla farklı davranabilirdi. Sizce, eğer patolojik değilse, kim onu “intihardan kaçış yok” fikrine ikna etmiş olabilir ya da Mehmet Pişkin’in videonun en başında ifade ettiği üzere intihar kararını “özgür iradesi” ile verdiğini söyleyebilir miyiz?

    Yapılaması gereken bir an önce hipokondria ve siberkondria kavramlarını lise kitaplarına sokmak ve “sağlık” kararlarını doktorlara bırakan bir kuşak yaratmaktır. Bir an önce.

    --------------------------------------------------------------------------------------------------

    Siberkondri, internetten sürekli hastalık araştırma sendromunun adı. Hastalar tüm gününü bilgisayar başında kendilerine teşhis koyarak geçirmekle kalmıyor, sanal ortamda edindikleri bilgilerle tedaviye bile yelteniyor.


    Başı ağrıyor diye bilgisayar başında sabahlayıp beyin tümörüyle ilgili bilgi toplayanlar mı dersiniz, azıcık nefesi daraldığında forumlarda ‘Kalp krizi anında neler yapılmalı?’ konulu danışma meclisi kuranlar mı… Burnundan üç beş damla kan gelince doktora gitme zahmetinde bulunmayıp internetten kendine lösemi teşhisi koyarak tedavi yöntemlerini araştıran bile var. Hatta işi abartıp ‘Nasıl kanser olunur?’ yazıp Google Amca’ya aratanlar da yok değil. Bunu mu demek istediniz: Siberkondri? Kendisine yabancıyız aslında. Siberkondri; hastalıklar ve tedavi yöntemlerine kafayı fena takıp, internetten sürekli sağlıkla ilgili bilgileri araştırma sendromunun tanımı.

    Emsey Hospital Psikiyatri Uzmanı Dr. Orhan Karaca, Siberkondri’nin sürekli kötü bir hastalığı olan ‘hastalık hastalığı’nın sanal formu olarak niteliyor. “Bu durumu yaşayan kişi internet arama motorlarına merak ettiği her şeyi yazıp araştırır. Forumlar, doktor-hasta arasında geçen soru-cevap görüşmeleri, hastalıklarla ilgili film ve tetkik bilgileri, ilaç bilgileri, ilaçlarla ilgili yorumlar, alternatif tıp, bitkisel çözüm önerilerinin yer aldığı siteler bu hastalar için başlıca başvuru kaynaklarıdır.” diyor Karaca. Vücutlarındaki en ufak belirtileri kötü hastalıklara yoran kişiler genelde kaygılı, evhamlı, özgüveni düşük, dayanıksız, karamsar özellikleri taşıyor. Bu kişilerde asıl tehlike vücutlarındaki en ufak belirtiyi kötü hastalıklara yorup, tedavi sürecini ya internetten yürütmeye çalışmaları ya da doktora gittiklerinde ‘Google’da aradım, öyle demiyor ama’ gibi gerekçelerle doktorun teşhis ve tedavi aşamalarını geciktirmeleri. Kişi bu şekilde sadece kendi hayatını değil, yakınlarını da riske atıyor. Kimi zaman siberhondrikler çocuklarına da internetteki doğruluğu belli olmayan bilgilerle teşhis koyup tedavi etmeye çalışabiliyor zira.

    Hastalık şüphesiyle yaptırdığınız testler temiz çıktığında sevinmeniz gerekir değil mi? “Tetkik ve tahlil işlemlerinde hekimleri zorlayan siberhondrikler tüm tetkikler normal çıktığında hırslanarak internetteki araştırmalarına daha yoğunlaşır.” diyor Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Dr. Mehmet Yavuz. Asıl ilginç olansa internette araştırma yaparken birçok hastalığı kendilerine yakıştırmaları ve hastalıktan hastalığa geçmeleri. Bir yandan çeşitli hastalıklarla uğraşırken diğer yandan da kafalarına takılan başka hastalıklara yakalanmamak için çeşitli vitamin ve mineral takviyeleri, antioksidanlar, vücutlarını güçlendirdiğine inandıkları çeşitli ilaçlar kullanabiliyorlar, Yavuz’a göre. “Genelde hadise, bireyin bilinç dışı içsel ve ruhsal çatışmalar yaşaması ve etkin başa çıkma mekanizmaları geliştirememesi. Böyle bir durumda ise kendisini korumak zorunda hisseder ve dikkatini kendi bedenine yönlendirir.” diyor. Siberhondrik kişinin hasta rolünü benimsemesinin en büyük nedeni bilinçdışı ‘yardım çağrısı ve ilgi çekmek’. Kişi ‘Bak ben hastayım, kimse beni anlamıyor, bana yardım etmiyor.’ şeklinde ifadeler kullanabilir. Ancak şunu belirtmekte fayda var: Bu kişiler samimi olarak hasta olduğuna inanır, asla hasta numarası yapmaz. Aileleri ve yakınları onların bu şikâyetlerine karşı bıkkınlık gösterdikçe onlarla olan paylaşımları azalır ve internet ortamına daha da yoğunlaşırlar. Araştırma kısmından ziyade forumlarda ‘şu ilaç buna iyi gelir’ gibi tavsiyelerle başladığı ilaç ve alternatif tıp tedavileri hastanın hayatını tehlikeye sokabilir.

    Yetiş doktor MS oldum

    Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Levent Gül, genç bir hastasında karşılaştığı vakayı anlatıyor. 30’lu yaşlardaki genç kadın el ve ayaklarında üç aydır süren uyuşma şikayetiyle gitmiş. ‘Komşusunda MS (multipl skleroz) hastalığı olduğunu, kendisinin de internetten araştırarak MS hastalığı olduğu kanaatine vardığını’ söylüyor. Ancak B12 eksikliği olduğu tespit ediliyor ve tedavi sonrası şikayetleri düzeliyor. 46 yaşındaki bir başka kadın hasta altı aydır süren baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. ‘Kendisinde beyin tümörü olduğu, internetten bu konuyla ilgili detaylı bilgi aldığı ve mutlaka beyin tomografisi çektirmesi gerektiği’ konusunda ısrar etse de hastaya gerilim tipi baş ağrısı teşhisiyle ilaç tedavisi uygulanıyor.

    İnternetten sürekli hastalık arıyorsanız…

    -İnternete bakma ihtiyacı oluştuğunda, 15 ya da 20 dakika erteleme yöntemini deneyin. Zaman geçtikçe bakma ihtiyacınızın azaldığını göreceksiniz.

    -Belli aralıklarla fiziksel tetkiklerinizi yaptırın, check-up’a girin. Sonuçlar temizse içiniz rahat olsun.

    -Dikkatinizi bedeninize değil, dış dünyaya verin. Arkadaşlarınızla görüşün, spor yapın, hobi edinin.

    -Gerektiğinde psikolojik destek almaktan çekinmeyin.

    -Diğer insanlardan çok da farklı olmadığınızı düşünün. ‘Daha hasta ya da daha kötü değilim.’ cümlesini içinizden sıkça tekrarlayın.

    Doktorlar da siberhondrik olabilir!

    Nörolog Mehmet Yavuz, 23 yaşında tıp fakültesi öğrencisi olan genç bir ‘siberkondri’ vakasını paylaşıyor. Öksürük şikayetiyle gittiği hastanede akciğer grafisi sonrası tedavi verilerek eve gönderilir. Genç, eve geldiğinde röntgen filmini kendi kendine inceler. Filmde akciğerinin sağ tarafında siyah bir leke fark eder. Sonrasında internette bunu araştırır. İncelemeleri sonucunda kendisine kanser teşhisi koyar ve akciğer kanserlerini incelemeye başlar. Araştırmadığı belge, bilgi bırakmaz. Akciğer kanserinde kullanılan ilaçları, radyoterapi, kemoterapi ve ameliyat girişimlerini aylarca inceler. Ona göre gittiği göğüs uzmanı teşhisi atlamış ve hata yapmıştır. Ailesinin de maddi durumu iyi olduğu için o yaz tatilinde Houston’a gider. Burada ünlü bir hastanenin göğüs hastalıkları kliniğinde gönüllü eleman olarak çalışmaya başlar. Hastanede yatar kalkar ve göğüs kanserleri ve tedavi yöntemlerini takip eder. Boş kaldığı zamanlarda ise sürekli internet ortamında araştırmaya devam eder. Ancak hiç kimseye kendisine koyduğu tanıdan bahsetmez. Üç ay sonra yeniden Türkiye’ye döner ve araştırmaları devam eder. Hatta öyle ki, bilgisayar başından kalkamaz hale gelir. Aylar süren bu durumun normal olmadığını fark eden aile ‘internet bağımlısı’ olduğunu düşünerek doktora götürür. “Delikanlıyı yatıştırıp güvenini kazandıktan sonra olayın bir internet bağımlılığı olmayıp tipik bir siberkondri vakası olduğunu tespit ettim. Meğer kendisi, röntgen üzerindeki çekim hatasından kaynaklanan lekeyi kanser zannetmiş. Olayı çözdükten sonra ona kanser olmadığı konusunda ikna etmek üç ayımızı aldı.” diyor Yavuz.
     
    Kafkaslı ve ZUHAL ÖZBEY bunu beğendi.
  2. iibfzede

    iibfzede VİP Üye Mücadele Grubu

    Kayıt:
    2 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.127
    Beğeniler:
    634
    Ödül Puanları:
    368
    Cinsiyet:
    Erkek
    Şehir:
    İzmir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Diğer
    Bölüm:
    İktisat
     
    kamyoncu ve battal81 bunu beğendi.
  3. kübra bytl

    kübra bytl VİP Üye

    Kayıt:
    20 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    531
    Beğeniler:
    455
    Ödül Puanları:
    93
    Cinsiyet:
    Kadın
    Şehir:
    Nevşehir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Anadolu Ünv.
    Bölüm:
    İktisat
    mehmet pişkin intiharını sabaha karsı ekşide entry lere bakarken gördüm.kişiyi tanımıyordum sosyal medyadan filan başta sıradan intihar vakası gibi geldi.videoyu izlediğimde resmen irkildim adminin de dediği gibi.sebebi de şuydu,birçok insanın elde etmek istediği kariyer güzel cevre güzel bi hayat seven sevilen biri vs hepsine sahip bi insan(kişiye göre değişir tabi genel bakıyorum).sadece kendimi sorguladım acaba ben mi duyarsız ve kanıksamış bi insanım yoksa o mu cok hassas ve farkında diye.bi insanın hayatına son vermesi cok zordur diye düşünüyorum ve coğuda bi'cinnet'anında gerçekleşiyo.bu ise cok farklı sistematik bir intihar.ilginç..
     
    kamyoncu bunu beğendi.
  4. iibfzede

    iibfzede VİP Üye Mücadele Grubu

    Kayıt:
    2 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.127
    Beğeniler:
    634
    Ödül Puanları:
    368
    Cinsiyet:
    Erkek
    Şehir:
    İzmir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Diğer
    Bölüm:
    İktisat
    alıntıdır yazsaydın keşke:)
     
  5. kübra bytl

    kübra bytl VİP Üye

    Kayıt:
    20 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    531
    Beğeniler:
    455
    Ödül Puanları:
    93
    Cinsiyet:
    Kadın
    Şehir:
    Nevşehir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Anadolu Ünv.
    Bölüm:
    İktisat
    alıntıdır mı? ben yazdım bunu ne alıntısı
     
    Kafkaslı bunu beğendi.
  6. Mustor

    Mustor SMMM/PTT Yetkili Kişi Bölüm Yöneticisi

    Kayıt:
    22 Kasım 2013
    Mesajlar:
    3.919
    Beğeniler:
    2.462
    Ödül Puanları:
    588
    Cinsiyet:
    Erkek
    Şehir:
    İstanbul
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Sakarya Ünv.
    Bölüm:
    İşletme
    her ne kadar rahat gözüksede korktuğunu sezdim ben video da kesinlikle ağır bir psikolojik vaka Ali Atıf Bir'in tespitine de katılıyorum ... Yanlız adamın ölürken dahi cool görünme tavırları falan sinir bozucu geldi bana video yu facebook a yüklemesi vs. yayılacağını biliyordu sonuçta ilginç... Benim korkum şu adama bak lan ne cool ya ölürken bile diye her depresyona girene örnek olmaz umarım özenti bir toplum olduk nsçta
     
  7. iibfzede

    iibfzede VİP Üye Mücadele Grubu

    Kayıt:
    2 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.127
    Beğeniler:
    634
    Ödül Puanları:
    368
    Cinsiyet:
    Erkek
    Şehir:
    İzmir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Diğer
    Bölüm:
    İktisat
    ekşide yazarsın sanırım pardon :)
     
  8. kübra bytl

    kübra bytl VİP Üye

    Kayıt:
    20 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    531
    Beğeniler:
    455
    Ödül Puanları:
    93
    Cinsiyet:
    Kadın
    Şehir:
    Nevşehir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Anadolu Ünv.
    Bölüm:
    İktisat
    evet ama bunu ilk defa yazdım.bende sasırdım acaba adminin paylaşıyla mı karıstırdı dedim :)
     
    iibfzede bunu beğendi.
  9. luis1907

    luis1907 VİP Üye Kadrolu Üye

    Kayıt:
    19 Kasım 2012
    Mesajlar:
    3.674
    Beğeniler:
    981
    Ödül Puanları:
    438
    Cinsiyet:
    Erkek
    Bölüm:
    İktisat
    Fena faka bastın :)
     
  10. kübra bytl

    kübra bytl VİP Üye

    Kayıt:
    20 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    531
    Beğeniler:
    455
    Ödül Puanları:
    93
    Cinsiyet:
    Kadın
    Şehir:
    Nevşehir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Anadolu Ünv.
    Bölüm:
    İktisat
    evet ve uzmanların dediğine göre de alt bilinçte yatan bir 'intikam' duygusuyla yapılmş bir olaymış bu.sonuç olarakta sosyal medya popülaritesinin yaygın olduğu canım memleketimde, sırf ölüym de konuşsunlar diyenler deneyecektir ve bu devam edip gider artık.akım basladı
     
  11. kübra bytl

    kübra bytl VİP Üye

    Kayıt:
    20 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    531
    Beğeniler:
    455
    Ödül Puanları:
    93
    Cinsiyet:
    Kadın
    Şehir:
    Nevşehir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Anadolu Ünv.
    Bölüm:
    İktisat
     
    iibfzede bunu beğendi.
  12. iibfzede

    iibfzede VİP Üye Mücadele Grubu

    Kayıt:
    2 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.127
    Beğeniler:
    634
    Ödül Puanları:
    368
    Cinsiyet:
    Erkek
    Şehir:
    İzmir
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Diğer
    Bölüm:
    İktisat
    cümleler çok ekşi kokuyor geldi ama,en azından ekşisözlükte yazarmış arkadaş:)
     
    kübra bytl bunu beğendi.
  13. luis1907

    luis1907 VİP Üye Kadrolu Üye

    Kayıt:
    19 Kasım 2012
    Mesajlar:
    3.674
    Beğeniler:
    981
    Ödül Puanları:
    438
    Cinsiyet:
    Erkek
    Bölüm:
    İktisat
    Daha ne ekşiciler vardır bu forumda
     
    iibfzede ve Mustor bunu beğendi.
  14. sinoplu

    sinoplu Güzel düşün güzel yaşa Kadrolu Üye

    Kayıt:
    24 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.616
    Beğeniler:
    953
    Ödül Puanları:
    488
    Eğitim:
    Lisans
    Bölüm:
    Kamu Yönetimi
    Tarihte bir türk yazar da var
    Osmanlının son anlarında bir yazar kendi intiharını yazıya dökmeye karar veriyor kesiyor bileklerini başlıyor yazmaya diyor şimdi kan akmaya başladı sıcak biri geldi ama kapıyı açmadı kan akıyor ve ben kendimi kaybettim falan diye
    İşin kötü yanı yazdıklarını kimse beğenmiyor öldüğü ile kalıyor
    Bu da mı öyle birşey yani intihar eden biryerden izleyeceğini mi düşünüyor
    Tuhaf şeyler
     
    Yelken bunu beğendi.
  15. rngl

    rngl HEYHAT! Forum Yöneticisi

    Kayıt:
    23 Mart 2013
    Mesajlar:
    2.303
    Beğeniler:
    1.413
    Ödül Puanları:
    238
    Cinsiyet:
    Erkek
    Bölüm:
    İşletme
    bir ekşi muhabbeti dönmüş belirteyim yaklaşık 5-6 yıldır yazmıyorum oraya. ekşinin ekşi olduğu dönemler, çokça yazıp okuduğum bi siteydi. şimdi sadece güncel önemli bir başlık olursa girip bakıyorum ne yazılmış diye. mehmet pişkin başlığına da baktım; kahraman yaratmaya çok meraklı bir milletiz veya farklı olanı benimsemeyi şiddetle kabulleniyoruz. şiddetle dediğim; "bu video elitist biri tarafından bırakıldı kesinlikle benden" diyip ölümüne savunmak gibi bişi.

    intiharın savunulacak hiçbir yanı olamaz. neresinden tutarsan elinde kalır. hele ki intihar edeni cesaretiyle savunmak fecaat bi durum. çok klişe gelicek belki ama asıl cesaret bu gibi zamanlarda yaşama sarılabilmekten geçer. dönem dönem hepimizde kaybolan bu tutkunun artık ne kadar uzun bir müddet bilemiycem ama kendisi de eksikliğini hissetmiş. kanıksayamamış bu durumu ve sonuç ortada. dediği gibi kimisi intihar meyilli oluyor.

    ilgi alanı psikoloji olanlar ya da bu alanın bölümünü okumuş olanlar daha iyi bilir tabii ki ama bir kişi intihar notu bırakıyorsa bunun sebebi ya ardında bıraktıklarının hüznünü bi nebze azaltmak ya da buna sebebiyet veren birilerine vicdan azabı çektirmek olabilir. mehmet pişkin zeki biri. zeki insanlar duygularını daha yoğun yaşarlar ve bunu bir zayıflık gibi görürler. video'da bahsettiği taşan son damlalar ama yine de tamamen buna bağlamak istememesi fakat vurgulaması... vicdan azabı çektirmek istediği biri ya da birilerinin varlığını gösteriyor. elitistlik vs işlemiyor işte bu durumlarda. klasik, fazlaca abartılmış bir intihar vakası ve notu olup çıkıyor ortaya.

    türkiye'de her gün onlarca, dünyada binlerce intihar vakası yaşanıyor. olan geride kalanlara oluyor başka bişi değil. postmodern intihar vakası diye diğerlerinden ayrılcak hiç değil. çoğunluk yazıp çiziyor diye benim yazı da bütünün bir parçası oluyor doğal olarak.
     
    Son düzenleme: 19 Ekim 2014
    iibfzede ve Kafkaslı bunu beğendi.
  16. Tgb06

    Tgb06 Admin Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    Kayıt:
    25 Kasım 2013
    Mesajlar:
    1.976
    Beğeniler:
    1.974
    Ödül Puanları:
    238
    Bölüm:
    İktisat
    Çoğu kez intihar vakalarıyla karşılaşıyoruz bu ölümü de anormal yapan bence arkasından yapılan yorumlar. bana birisi intihar etmiştir deseler tamamen inanç eksikliğine bağlarım. Ki adam videosunda beni gömmeyin kadavra oluyum çocuklar iskeletimle oynasın demiş.
    korkumuz şudur ki umarım gençlerimiz bu tür olayları örnek almaz
     
  17. Kafkaslı

    Kafkaslı Üyeliği İptal Edildi

    Kayıt:
    31 Ekim 2012
    Mesajlar:
    6.721
    Beğeniler:
    3.189
    Ödül Puanları:
    938
    Cinsiyet:
    Kadın
    açıklamaları okurken kavramlara gelene kadar "ahaa hastalık hastalığını anlatıyorlar" diye düşündüm. Bence yalnızca internetten araştırma durumunda değil çevredeki insanların hastalıklar hakkında verdiği yalan yanlış bilgiler de buna neden oluyor hatta yalnızca çevre değil bazen doktorlar bile buna neden olabiliyor. Bu aralar çevremdekilerin bir rahatsızlığı olduğunda onlardan en çok duyduğum söz "hastaneye gitmek istmiyorum, hastaneye gidince kesin bir hastalık çıkarıyorlar sonra strese giriyorum" şeklinde. Belki de böyle bir korkunun, evhamın yerleşmesine nedenolan unsurların en önemlisi son kısımdaki gibi siberkondrik doktorlardır. Doktorlar göreve başlamadan önce bence onlarda siberkondri var mı diye araştırma yapılıp da göreve başlatılmalı. İki farklı doktorun yaklaşımından dolayı ben bu hastalık hastalığı konusunda çok çektim. Yıllar önce karsta bir beyin cerrahı beyninde tümör olabilir deyip beni korkutmuş iyice evhamlandırmış, o dönemde zamanımın kalitesiz geçmesine neden olmuştu. Son dönemde gittiğim bir nörolog da bu durumun tam tersini uyguladı; boynumda tümör olduğu hâlde tüm tetkikleri tamamlamadan bana hiçbir şey söylemedi, beni strese sokup zamanımın kalitesiz geçmesine neden olmadı, sonuçlar netleşince sakin bir şekilde rahatsızlığımı açıklayıp benim onu kabullenmemi sanki normal birşeymiş gibi hissetmemi sağladı. Normal birşey gibi hissetmem belki de benim moralimi bozmadığım için rahatsızlığımın ilerlemeden kalmasına sebep olacak.
     
    Mustor ve rngl bunu beğendi.
  18. Yelken

    Yelken Admin Yetkili Kişi Kadrolu Üye

    Kayıt:
    2 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    4.020
    Beğeniler:
    4.008
    Ödül Puanları:
    488
    Şehir:
    Ankara
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Afyon Kocatepe Ünv.
    Bölüm:
    İktisat
    insan yaradılışı gereği inanmaya muhtaçtır kendinle savaşırsan yine kendin kaybedersin deyişimin nedeni budur yaradılışına ters davranıyorsun doğanda olan şeydir inanmak... neye inanırsa inansın ama sonuçta inanmak ihtiyaçtır!

    dünyayı ayakta tutan inançtır neden mi çünkü kanunlardan, sosyal çevreden, örften adetten kaçabilirsin ama seni her türlü gözeten ve görmediğin halde varlığına inandığın şeyden, onun cezalarından ve ödüllerinden kaçamazsın! bu dürtüdür insanı asgari düzeyde insanca davranış göstermesini sağlayan.

    dünyada istediği her şeyi elde etmiş bir insan yaşamak için amaç aradığında bulamayabilir çünkü istediği her şeye sahiptir ve sahip oldukları artık onu tatmin etmez ve elde etmeyi istediği başka bir şeyde kalmamıştır bu ınsanı bunalıma sürükler boş bir karanlığın içinde sıkışır kalır sonuç der insan ve sonuç koca bir hiç! inanmazsan yaptığın her şey aldığın her haz anlamsız hale gelir.

    inanmayan bir insan neden ölmeyi ister? ölüm onun için ne manaya gelir? karanlıkta kaybolup gitmektir ölüm yok olmaktır inanmayan için ama inanan için yeni bir yaşam, yeni bir var oluş ve geçmişten getirdiklerinin sonucunu yaşamaktır.

    videoyu izledim ve bir arkadaşımı gördüm bu adamda. sonradan inanmamayı tercih etmiş bir kadındı benim tanıdığım, dinlerin kadına değer vermediği düşüncesiyle aynı kara dünyada kör sağır dolaşıyormuş gibi dolaşıyordu, yaşamın içinde tatsız tuzsuz bir yaşam ama inanmayı kendine yediremiyordu yeniden kendisine ikinci sınıf insan muamelesi yaptığını düşündüğü bir dine... yeniden inanmak ona ağır geliyordu. gerçek hayatta her şeyi vardı, ikinci sınıf değildi ve inanmamak için her gün bahane arıyordu ve kendince buluyordu ölümü sık sık düşünüyordu çünkü kendisiyle savaşmaktan yorgundu ben sonra ne yaptı bilmiyorum ama bir çıkış bulduysa yaşıyordur yoksa ölüm onuda yakalamıştır.

    her şeyi olan olan bir adam intihar etti, neden? bence sadece inanmadığı için yaşamın içini bu dünyanın zevkleriyle doldurabilirsiniz ama azalan marjinal fayda sizi eninde sonunda aldıklarınızdan bıktırır ve marjinal fayda sıfıra geldiğinde yeni bir arayış başlar o aradığınız şeyi bulamazsanız sıfırdan öteye geçemezsiniz!!!
     
  19. Yelken

    Yelken Admin Yetkili Kişi Kadrolu Üye

    Kayıt:
    2 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    4.020
    Beğeniler:
    4.008
    Ödül Puanları:
    488
    Şehir:
    Ankara
    Eğitim:
    Lisans
    Üni:
    Afyon Kocatepe Ünv.
    Bölüm:
    İktisat
    Beşir Fuad ne insanlar var aileden kaynaklı bir durum olduğunu düşünmüş birazda paranoyaklık
     
    sinoplu bunu beğendi.
  20. mayonezliarmut

    mayonezliarmut VİP Üye

    Kayıt:
    26 Eylül 2014
    Mesajlar:
    329
    Beğeniler:
    260
    Ödül Puanları:
    68
    Bölüm:
    İşletme
    benim babaannem yıllardır yapıyor bunu :) hastalık hastalığı bunun asıl adı :) İnternet çok aktif kullanmıyor orası ayrı.
     
    Tgb06 ve Kafkaslı bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş